RSS

BESİN BLOG

Doğru Miktarda Protein Desteği ile Kaslarınızı Koruyun

Spor yaptığınız sürede kalori alımı kadar doğru miktarda protein alımı da önem taşır. Doğru oranda protein alırsanız kas kütlesini koruyabilir, zaman içerisinde artışını da sağlayabilirsiniz. Proteinin miktarı doğru hesaplanırsa proteinin etkili ve efektif kullanımı söz konusu olur.

Proteinin vücudunuzda yaptığı işler hayatın devamlılığı için olmazsa olmaz olduğu kadar daha iyi bir vücuda sahip olmak için ve çokça duyduğumuz yağ yüzdesinin düşüklüğü için gereklidir.

Proteinler ne için gerekli;

  • Büyüme ve gelişme için
  • Kas artışı için
  • Dokuların yenilenmesi için
  • Sağlıklı bir metabolizma için


Tüm bu nedenlerle protein alımı gerekli ve proteini az beslediğinizde, vücut sahip olduğu depoları kullanır, zamanla kasları eritebilir. Metabolizma karbonhidratlar yada yağlardan protein üretemez.

Protein gereksinimi herkes için farklı miktardadır. Normal yaşayan kişide farklı, spor yapanda farklı, kas geliştirende farklı değerlerde alınır. Bunun yanı sıra protein alımı doğrudan kilonuz ile bağlantılıdır.

Metabolizma için gerek duyulan protein miktarını hesaplamak için her bir kilo için gereken protein miktarını bilmeniz gerekir.

Saglikli Yasam icin kaslarinizi guclendirin

Günlük protein alımı için;

  • Sağlığın devamı ve dokuların yenilenmesi için 1,2 gr/kg
  • Spor yapanlar için 2 gr/kg


Elbette vücut geliştirme için kas artışı sağlanmak istendiğinde bu değer artış gösterecektir.

Proteinler ile ilgili bilinmesi gereken çok önemli noktalardan biri, proteinin özelliğidir. Bilindiği üzere birçok protein kaynağı bulunur, bu kaynaklar bitkisel ve hayvansal olarak ayrılır. Bitkisel proteinler lif içerdikleri için vücutta kullanımları lif içermeyen hayvansal kaynaklılara göre daha azdır. Bitkisel kaynaklı proteinler de alınacaktır fakat kasları korumak veya artırmak söz konusu ise hayvansal kaynaklı proteinler günlük beslenmenizde çok daha yüksek oranda bulunmalıdır.

Protein Desteği alımında en önemli konulardan biri, Proteini yüksek kalite ve oranda beslenmektir. Aynı zamanda yağ yakışını kolaylaştırdığı için sıklıkla tercih edilir. Bu kısımda dikkat edilmesi gereken başlıca konu ise her hangi bir sağlık problemi riskinin taşınıp taşınmadığıdır.

Kilonuz olması gerekenin üzerindeyse, kalori alımı hedeflenen kiloya göre hesaplanır böylece kalori azalmasına bağlı kilo kaybı yaşanırken, protein dengesi var olduğu için kas kaybı yaşanmaz ve hatta yağdan kilo vermek kolaylaşır.

Günlük alacağınız enerji miktarı kilo ile bağıntılıdır. Tıpkı protein alımınız gibi. Eğer kilonuz normal değerler içindeyse ve yağ yakıp kası sağlamda tutmaksa hedefiniz;

  • Her 1 kilo için 25 kalori alınmalı
  • Her 1 kilo için 1.2 gr - 2.0 gr arasında protein alımı sağlanmalıdır.


85 kilo olan bir erkek için;

  • Günlük dengeli kalori alımı: 2100 - 2200 kalori/gün
  • Günlük protein aralığı : 102 gr – 170 gr/gün olmalıdır.


Not: Tüm bu aralıklar, yapılan antrenman ve mevcut duruma göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin kas ağırlığında artış isteniyor ve antrenman miktarı ileri seviye ise kalori alımı da artabilir.

Baharda Antrenman Yapın
Güçlü ve Şekilli Kaslara sahip olmanız için güçlü bir antrenman ve beslenme programına ihtiyacınız vardır.

Aşağıdaki programda 5 gün boyunca, her güne özel antrenman programı hazırladık. Bu programı takip ederek ve dinlenme günlerinde de, açık havada cardio antrenmanları yaparak Yaz’a hazırlanmanız mümkün:

Program Gün gün ayrılmıştır ve 2 günde 1 dinlenmeniz gerekir.

I.Gün: Göğüs Bölgesi

  • Dumbbell Bench Press 4 set 10 tekrar
  • Dumbbell Fly 4 set 10 tekrar
  • Üst Gögüs Dumbbell Press 4 set 10 tekrar
  • Üst Gögüs Dumbbell Fly 4 set 10 tekrar
  • Dumbbell Pullover 4 set 10 tekrar
  • Chest Fly Machine 4 set 10 tekrar

II.Gün: Kol Bölgesi

  • Biceps (Ön kol)
  • Dumbbell Biceps Curl 3 set 10 tekrar
  • Dumbbell Hammer Curl 3 set 10 tekrar
  • Scott Curl Machine 3 set 10 tekrar
  • Cable Biceps Curl 3 set 10 tekrar
  • Triceps (Arka Kol)
  • Triceps Pushdown 3 set 10 tekrar
  • Triceps Bench dips 3 set 10 tekrar
  • Reverse Cable Triceps Extension 3 set 10 tekrar
  • Cable Rope Overhead Triceps Extension 3 set 10 tekrar

III.Gün: Sırt Bölgesi

  • Lat Machine 4 set 10 tekrar
  • Barbell Rowing 4 set 10 tekrar
  • Rowing Machine 4 set 10 tekrar
  • T-Bar Rowing 4 set 10 tekrar
  • Barfiks 4 set max. tekrar

IV.Gün: Omuz Bölgesi

  • Sırt Press 4 set 10 tekrar
  • Dumbbell omuz press 4 set 10 tekrar
  • Ön Press 4 set 10 tekrar
  • Ayakta Lateral 4 set 10 tekrar
  • Öne egilerek Lateral 4 set 10 tekrar
  • Front Dumbbell Raises 4 set 10 tekrar

V.Gün: Bacak Bölgesi

  • Leg extansion 4 set 10 tekrar
  • Leg curl 4 set 10 tekrar
  • Squat 4 set 10 tekrar
  • Lunge 4 set 10 tekrar
  • Agirliksiz Serbest Squat 1 set max. tekrar
  • Kalf Raises 3 set 15 tekrar
Göğüs Kaslarınızı Hızla Geliştirin

Göğüs Kaslarınızı geliştirmeye mi çalışıyorsunuz?

O zaman, doğru yerdesiniz. Bazen göğüs kaslarınız tam da bu programın sunduğu şeylere ihtiyaç duyar: yüksek ağırlık biçiminde özel bir TLC türü, orta seviyede ağırlıklar ve vücut ağırlığıyla yapılan zorlayıcı egzersizler.

Antrenmanlarınıza paralel olarak protein tozu ve performans arttırıcı besin takviyeleri almayı da unutmayın.

Bu Çalışma nasıl yapılır?Göğüs Kası geliştirme antrenmanı

Bu antrenmanı, çalışma programını asla peş peşe günlerde uygulamamaya dikkat ederek, haftada en az 1-2 kez gerçekleştirin.

Egzersizleri düz setler olarak tamamlayın ve bir sonrakine geçmeden önce, aralarda gereken miktarda dinlenin.

Evre: Her egzersizden 1 seti, aralarda dinlenmeden art arda grup halinde yapın. Bu  egzersizler tamamlandığında, evreyi tekrarlayın - her birinden 1 seti, aralarda dinlenmeden yapın. Belirlenmiş toplam set sayısını gerçekleştirene dek devam edin.

Güç: Egzersizin tüm setlerini, aralardaki molalarla aynı anda tamamlayın. Ardından, bir sonraki egzersize geçin.

Süper set: Aralarda mola vermeden art arda (bir evre gibi) yapılan iki hareket.

Yağ Yakıcı Karma Dövüş Sanatı (MMA)

Yağ Yakıcı Karma Dövüş Sanatı (MMA) Çalışma Programı

Hedefler: Yağ Kaybı, Karın kasları
Etkilenen Vücut Kısımları: Karın kasları, Merkez bölgesi
Süre: 45 Dakika

Yag Yakici Spor Antrenman

Muay Thai kicbox , Tayland'ın başta gelen dövüş sanatı ve tüm MMA dövüşçü oyunlarının ana bileşenidir. Yıkıcı yumruklar, tekmeler ve dirsek ve diz darbelerinin oluşturduğu kombinasyonuyla, karın kasları oluşturmak için de muazzamdır. Yararları hakkında şüpheleriniz varsa, herhangi bir Muay Thai dövüşçüsünün vücuduna bakın. Bu adamların geliştirdiği karın kasları, gerek estetik gerek işlevsel açıdan, ortalama bir spor kulübünde şekillendirilemez.

Bu antrenmanı haftada en az dört, en fazla altı kez gerçekleştirin.

Egzersizleri düz setler olarak tamamlayın ve bir sonrakine geçmeden önce, aralarda gereken miktarda dinlenin.
Evre: Her egzersizden 1 seti, aralarda dinlenmeden art arda grup halinde yapın. Bu  egzersizler tamamlandığında, evreyi tekrarlayın - her birinden 1 seti, aralarda dinlenmeden yapın. Belirlenmiş toplam set sayısını gerçekleştirene dek devam edin.
Güç: Egzersizin tüm setlerini, aralardaki molalarla aynı anda tamamlayın. Ardından, bir sonraki egzersize geçin.
Süper set: Aralarda mola vermeden art arda (bir evre gibi) yapılan iki hareket.

Yag Yakici Spor AntrenmanPlank 5- 10 Set Arası
Uzanarak Plank 3 Set
Çapraz Kollu Karın Sıkıştırma 4 Set
Dirsekten Dize Şınav 5 Set
Halterle Yuvarlama 5 Set
Kettlebell Önde Savurma 1 Set
Tek Kolla Swing 1 Set
Kettlebell ile Yel Değirmeni Hareketi 5 Set
Yüze Doğru Halat Çekme 1 Set

İzole Whey Proteini Nedir? Ne İşe Yarar?

İzole Whey Proteinleri:

İzole Whey Protein'lerinin bio-uygunluğu çok yüksek olduğu için en hızlı sindirilen proteinlerden biridir ve yüksek oranda BCAA içerir. BCAA’lar kaslarda yoğun olarak bulunur ve kasların çalışması ve protein sentezlemesi için hayati öneme sahiptirler. Kısacası izole whey proteini, kasların büyümesine yardımcı olur.

Çoğu izole whey proteini yağ ve laktoz içermediği gibi çok az miktarda karbonhidrat içerir. (Bir ölçü izole whey proteininde ortalama 25 gr. protein, 2-3 gr. karbonhidrat ve 0 gr. yağ bulunur.) Whey orijinal halinde yağ ve laktoz (süt şekeri) içerir. İzole whey proteinindeki laktozun tamamı, iyon değişimi (ion exchange) işlemi sırasında kaybolur.

Düşük karbonhidratlı diyet yapanlar için ideal bir protein kaynağıdır, içerisinde neredeyse hiç karbonhidrat ya da şeker yoktur. İzole whey proteini, antrenman öncesi ve sonrası kullanım için çok uygundur çünkü hızlıca kana karıştığı için kaslara ihtiyacı olduğu besin desteğini sağlar ve  kasların iyileşmesini hızlandırarak, gelişmelerine de yardımcı olur.

İzole whey proteini, içerisinde laktoz olduğu için konsantre whey proteini kullanamayanlar  için de ideal bir üründür. Tat açısından değerlendirmek gerekirse, izole whey proteini konsantre whey proteinine göre daha akışkandır ve tadı biraz daha iyidir.

İzole Whey Nasıl Üretilir?

Whey proteininden yağ ve laktoz “Mikrofiltreleme / Ultrafiltreleme" ve "İyon Değişimi" teknikleri ile ayrıştırılarak konsantre, izole ya da hidrolize whey proteini elde edilir.

1. Mikro Filtreleme

Bu yöntemde proteinden arta kalanları fiziksel olarak ayrıştırmak için özel olarak üretilen filtreler kullanır. Bu filtreleme işlemine ‘mikro-filtreleme’ ya da ‘ultra-filtreleme’ adı verilir çünkü filtrenin üzerindeki delikler mikroskobiktir.

2. İyon Değişimi

Bu yöntem ile konsantre ve saf formda bir whey proteini elde edilir. Protein, iyon değişim kulesine yerleştirilir ve kimyasal bir saflaştırma işlemi görür. Bu işlemde iki kimyasal kullanılır; hidroklorik asit ve sodyum hidroksit. İyon değişimi mikro filtreleme işleminden daha ucuzdur ama amino asitlerin yapısını bozabilir. (Etkilenen bazı moleküller, kalsiyum emilimini arttıran ve bağışıklık sistemini güçlendiren immünoglobin ve glikomakropeptidler içerebilir.) Protein konsantre edildiğinde kurutularak kalan su ayrıştırılır.

İzole Whey Nasıl Kullanılır?

İzole whey proteini tozu, spor yapan kişiler arasında oldukça popülerdir çünkü çok hızlı sindirildiği için vücudun antrenman sonrasında hızlıca katabolik (kas yıkımı) durumdan anabolik (kas yapımı) duruma geçmesine yardımcı olur. Doğal bir amino asit kaynağı olduğu için ve büyümeyi desteklediği için de bebek mamalarında sıklıkla izole whey proteini kullanılır. Besinlerdeki protein oranını arttırmak için enerji barları, süt ürünleri, atıştırmalıklar ve mısır gevrekleri gibi hazır gıdalarda da kullanılır.

DV ve RDA nedir? DV ile RDA’nın Farkları nelerdir?

DV ve RDA nedir? DV ile RDA ’nın Farkları nelerdir?


İthal gıdaların ve gıda takviyelerin üzerinde besin değerlerini görmeye alışığız. Her besinden ne kadar olduğu gramaj olarak belirtilir ve de yanında DV% veya RDA% diye bir ibare vardır. DV’nin ne olduğunu, RDA’nın ne olduğunu ve aralarındaki farkı sizlere anlatacağız.

DV

DV, Daily Value yani Günlük Değerler kısacası (GD) demektir. DV, Amerikan gıda ve kontrol genel müdürlüğü FDA’in (U.S. Food and Drug Administration) yarattığı bir sistemdir. Her gıda için 1 DV vardır. Yaşı, cinsiyeti, kilosu, veya boyunun bu sistemde bir önemi yoktur. DV almanız gereken miktar değildir. DV günlük ortalam bir beslenmenin ne kadarını karşıladığıdır.

RDA

RDA Recommended Dietary Allowance yani Önerilen Besin Tüketimi. RDA hareketsiz bir insan için tüketilmesi tavsiye edilen günlük besin miktarıdır. RDA yaşa, cinsiyete, ve hatta hareketlilik seviyesine göre değişkenlik gösterir. Bu yüzden, DV’den daha faydalı bilgiler sunmasına rağmen herkes için farklı bir RDA olduğu için genelde satılan besinlerin veya besin takviyelerinin üzerinde DV’den daha az kullanılır. Bu dezavantajı gidermek için, RDA’da sıkça kullanılan bir metodoloji ise, 5500 kalori alan, spor yapan, 20-40 yaş arası erkeklere göre RDA değerlerini yazmaktır.

Uzman Yardımı

Bazı DV veya RDA rakamları 100%’ün niye üzerinde ?

Bunun birkaç sebebi vardır:

1. Beslenmeye ne kadar bilimsel yaklaşmaya çalışsak da herkes için beslenme değerleri farklıdır. Hızlı metabolizması ve yavaş metabolizması olan birini, iyi ve kötü çalışan sinidirimi olan kişileri, veya 2.0 metre boyu ve 1.60 boyu olan birini karşılaştırmak ne kadar doğru ise DV% rakamları da o kadar doğrudur. DV ve RDA sadece yaklaşık rakamlar verir.

2. Ortalama beslenme ile Optimal (en iyi) beslenme arasında büyük fark vardır. Günlük Tavsiye edilen D Vitamini üzerinden örnek verelim:


• US FDA (Amerikan Gıda ve Kontrol Müdürlüğü: 400 IU
• Institute of Medicine (Ulusal Sağlık Enstiütüsü): 600 – 800 IU
• Health Canada (Kanada Sağlık Örgütü): 600 – 800 IU
• Dr. Mehmet Öz (Amerika’nın en tanınmış Doktorlarından): 1.000 IU
• Dr. Andrew Weil(Amerika’nın en tanınmış Beslenme Uzmanı Doktorlarından): 2.000 IU
• D Vitamini Kurulu: 5.000 IU

Beslenme Desteği - Süper Güçler

İşte besin dünyasının yıldız oyuncuları;

Sebze ve meyvelerin sağlıklı olduğunu biliyorsunuz ama besin değerlerine dair yapılan araştırmalar, bazılarının yıldız oyuncu statüsünü hak ettiğini gösteriyor.

Florida Hastanesi beslenme ve performans bölümü direktörü Dr. RikkiKeen, “Besin yoğunluğu, size en çok besin maddesi sunan gıdaları belirlemek için kullanılan bir metottur” diye anlatıyor.

Örneğin, Preventing Chronic Disease dergisinde yakın zamanda yayımlanan bir araştırma, protein , lif, vitamin ve mineral açısından sebze ve meyveleri puanladı. Araştırmaya imza atan Dr. Jennifer DiNoia, “En üst sıralardaki gıdaları seçin ve renklerinizi (yani, fitokimyasal içeriği) çeşitlendirin” diyor.

BESİN PUAN

Besinler

TERE - 100.00
LAHANA - 91.99
PAZI - 89.27
PANCAR - 87.08
ISPANAK - 86.43
MARUL - 63.48
KARALAHANA - 62.49
HİNDİBA - 60.44
KIVIRCIK LAHANA - 49.07
KIRMIZIBİBER - 41.26
ROKA - 37.65
BROKOLİ - 34.89
BRÜKSEL LAHANASI - 32.23
KARNABAHAR - 25.13
BEYAZ LAHANA - 24.51
HAVUÇ - 22.60
DOMATES - 20.37
GÖBEK SALATA - 18.28
ÇİLEK - 17.59
PORTAKAL - 12.91
BÖĞÜRTLEN - 11.39

Sağlık için, performans için vitamin-mineraller vücut için çok önemlidir. Vücutta enerji oluşımundan, protein oluşumuna kadar her nokta da görevleri vardır. Eksikliklerin de vücutta bir çok etkileşim yapılamamaktadır. Bu sebeple zaman zaman ihmal edilen vitamin ve mineraller sağlığımız için vazgeçilmezdir.

Kullanılan protein, karbonhidrat veya amino asitlerin verimli olarak vücutta görev alabilmesi için vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde vücutta bulunması gerekmektedir.

Besindestek.com İyi Seneler Diler.

Koşarken Dikkat Edilecek Noktalar & Hızlı Koşmanın Yolları

HIZLI KOŞMANIN YOLLARI

Çoğumuzun sandığının aksine, iyi koşmak doğuştan bildiğimiz şeylerden biri değil. Daha iyi koşmak, insanoğlu için öğrenilebilir bir egzersiz. Jimnastik salonlarında ”Dizlerinizi kaldırırsanız daha iyi olur” diyenler veya kollar aşağıdayken daha iyi koşulacağını öne sürenler boşa konuşmuyorlar.

Daha fazla kalori yakmak için tekniğinizi geliştirin, stres atın, daha hızlı ve daha iyi koşun!

Gerçekten de artık sabah parklarda, sahil yollarında bir sürü insan koşuyor, spor yapıyor ama pek çoğu yaptıkları egzersizle ilgili uzman görüşleri bilmiyor.
Koşarken, kendi vücudumuz için en uygun olan şekli alıyoruz ama fitness öğretmenleri bunun en doğru şekil olduğunu düşünmüyorlar. İşin kötü yanı, doğru şekilde koşmadığımız için harcadığımız eforun karşılığı olan kaloriyi de yakamıyoruz. Koşu sırasında ortaya çıkan sakatlanmalar da cabası... Peki öyleyse, daha faydalı, daha hızlı koşmak için nelere dikkat etmeliyiz?

Koşarken Büyük Adım AtmayınADIMLARINIZI AÇMAYA ÇALIŞMAYIN!

Hangimiz hızlı koşmaya veya tepeye tırmanmaya çalışırken bacaklarını daha fazla açmaya uğraşmamıştır? Bu çok yanlış bir tavır. Yapılan araştırmalara göre her beş koşucudan biri sürekli olarak bacaklarını gereksiz yere zorluyormuş. Daha uzun adımlar atmaya çalışırken, enerjimizi daha hızlı tüketiyoruz ve unutmayın ki ağırlık arkaya doğru kayarak topuklara yükleniyor. Bu durumda hızınızın artacağını zannederken yavaşladığınızı göreceksiniz. Ayrıca topuklara ağırlık binmesi, sırt ağrılarını ortaya çıkarır.

Uzun adım atmaktan kurtulmak için, adımlarınızı sıkılaştırmanız gerekiyor. Bunu bir türlü beceremiyorsanız, bir dakikada kaç adım attığınızı sayın ve adımlarınızın sayısını bilinçli olarak artırmaya çalışın. İlk günlerde küçük adımlarla koşmak tuhaf gelse de, birkaç haftada alışırsınız.

AYAK PARMAKLARINIZA YÜKLENMEYİN!

Koşucuların %20’si koşarken ilk önce topuklarının yere değmesi gerekirken iniş hareketini ayak parmaklarının üzerine yaparlar. Bu stilde koşmak, geriye değil öne doğru bir hareket içerdiği için bir hız avantajı getirebilir ancak normalde ilk aşağı doğru hareketiniz topuğunuzun üstüne oluyorsa, hızlı koşmak uğruna bunu değiştirmeye çalışmayın, çünkü yere ilk ayak parmakları değdiğinde, baldır kaslarınıza ve aşil tendonunuza aşırı yük bineceği için sakatlık olasılığı da artar.

ZIPLAMAYIN!

Eğer koştuğunuz zaman bütün dünya sarsılıyorsa, yaylanarak koşuyorsunuz demektir. Yaylanarak koşmak eklemlerdeki ve tendonlardaki baskıyı fazlalaştırır, ayak ve diz sakatlanmalarıyla çatlaklara neden olabilir. Ayrıca kalori yakmak açısından pek verimli olduğu da söylenemez. Kuzey California Üniversitesi Egzersiz ve Spor Bilimi Doçenti Don Morgan, koşarken ayağımızı geriye attığımız ve yükseldiğimiz anlarda vücudumuza hız vermemiz, yere iniş anlarında da (topukların üzerine) hız kesmemiz gerektiğini anlatıyor. Bunun nedeni her iki hareketin de ayrı ayrı enerji gerektirerek kalori yakışını hızlandırması. Bir diğer deyişle, koşarken aşağı yukarı yaylanma hareketlerinin ritimine girmelisiniz ve hareketlerle bütünleşmelisiniz.Ziplamayin

MESAFELERİ HEMEN UZATMAYIN!

Koşarken meydana gelen sakatlanmaların yarısı, süreyi veya mesafeyi çok çabuk arttırmaktan kaynaklanıyor. Vancouver’daki British Colombia Üniversitesi’nden Dr. JackTaunton, bu oranın sabah sporu olsun diye koşanlarla maratoncular arasında aynı olduğuna dikkat çekiyor ve koşma mesafesinin haftada %10’dan fazla arttırılmaması gerektiğini söylüyor. Örneğin, genellikle 20 dakika koşuyorsanız, bu süreyi haftada 2 dakikadan fazla uzatmayın. Kapasitenizin tamamına yakınını kullanmaya başladığınızda (örneğin 40 dakika koşuyorsanız), artık hızlı koşma denemelerine başlayabilirsiniz. Hızlı koşmak için gereken dayanıklılığı koşu sürenizi yavaş yavaş artırarak kazanmış olduğunuz için ihtiyacınız olan tek şey bacak kaslarınızı güçlendirmek.

KENDİNİZİ AŞIN!

Günler, haftalar ve aylar boyu aynı süre içinde, aynı mesafeleri koşarsanız, performansınızın düştüğünü göreceksiniz. Ne şekilde olursa olsun koşmak elbette vücudunuzu formda tutmak için yararlı bir egzersizdir ancak sabit hızda koşan insanlar bir süre yükselen ve sonra durağanlaşan bir çizgi izlemiş olurlar. Kaslarınız ve kalbiniz düzenli bir çalışmayla, belli zorlamaları kaldırabilecek kapasiteye sahiptir ancak siz kendi performansınızı aşmaya çalışmazsanız, bu kapasite kullanılmamış olur.

Koştuğunuz zemin önemlidirKOŞTUĞUNUZ ZEMİN ÖNEMLİDİR!

Koşma egzersizinin gereği olan iniş çıkışların eklemlere ve tendonlara aşırı bir yük getirmemesindeki en önemli etkenlerden biri, koştuğunuz zeminin bu hareketleri karşılayıp, sürekli yaylanmanın bir kısmını emecek yapıda olmasıdır. Zemin yapılarına bakacak olursak, en sağlıklısı koşu bandı zeminidir. Koşma egzersizinin ritmine hiçbir biçimde karşılık vermeyen zemin de betondur. Asfalt yollar betona göre daha iyi olmasına rağmen, her ikisinde de sakatlanma olasılığı yüksektir. Özellikle dizlere aşırı yüklenen yokuş aşağı koşularda bu zeminler daha tehlikelidir.

Tanımadığınız zeminlerde koşarken de dikkatli olun. Koşu bandından asfalta veya baharda toprak zemine geçtiğinizde, önce birkaç kısa deneme koşusu yapmanın büyük faydaları olacaktır.

AYAKKABILARA DİKKAT!

Hareketin yaylanmasını azaltmayan, ayağa destek vermeyen veya herhangi bir yerinden aşınan ayakkabılarla koşmayın. Hatalı ayakkabıyla koşmak, sakatlıklara davetiye çıkaran nedenlerden biridir. Ayrıca ayakkabılarınız yerde dururken sağa veya sola eğiliyorsa, topuk desteğini kaybetmiş demektir. Son uyarı; haftada 4 kere, toplam 15-20 km koşuyorsanız, 9-10 ay sonra ayakkabınızı değiştirin.

Neden Koşmalıyız?

Koşmaya karar vermenize destek olacak 5 temel neden;

bedeninizi ve kaslarınızı koşarak güçlendirin

1 - Fiziksel egzersiz, koşu dahil olmak üzere, endorfin salgılanmasını sağlar. Endorfinler, insanı daha enerjik, algısı yüksek ve daha mutlu yapan doğal ilaçlardır. Endorfinler, koşarken, koşu sonrasında veya her iki durumda da salgılanabilir ve hissedilen bu hale “koşucu coşkusu” (runner’shigh) denir. Hemen her koşucu koşudan kaynaklanan bu iyi ruh halinden ve koşamadıkları zaman moral bozukluğu yaşadıklarından söz ederler.

2 - Koşmak sizi fiziksel olarak daha sağlıklı ve güzel yapacaktır. Bu da kendinizi data güçlü hissetmenize ve karşınıza çıkacak zorluklarla daha kolay başa çıkabilmenize yardımcı olacaktır. Daha iyi bir fiziğe sahip olmanız sadece fiziksel değil mental zorluklara karşı da sizi daha kararlı kılacaktır. Koşu size güç verecek bu sayede de daha mutlu yapacaktır.

3 - Koşmak ve yarışmak size hedefler koymanıza yardımcı olacaktır. İnsanlar belli bir hedef için uğraştıklarında daha mutludurlar, bu hedefi gerçekleştirmeleri ikinci plandadır. Bir hedef belirlemek ve bu hedefi gerçekleştirmek için planlı çalışmak insanlarda mutluluğu tetiklemektedir. Hedefe ulaşmak, tabiki harikadır fakat bu hedefi gerçekleştirmek için gerçekleştirdiğiniz yolculuk mutluluğun asıl kaynağıdır.

4 - Koşu oldukça kişisel bir spor olmasına rağmen koşu grupları son derece sosyal ortamlar sağlar. Koşucular birbirlerine çok destek olur ve son derece sosyaldirler. Bir çok koşucu böyle sosyal gruplar içinde hem sporlarını gerçekleştirir hem de sosyal olarak son derece mutlu bir ortamda bulunurlar. İnsanlar, özellikle de kadınlar, bu tip sosyal ortamlarda çok daha güçlü sosyal bağlar hissederler. Tabi bu koşucuların büyük gruplar halinde bulunması anlamına gelmiyor, kendisini bağlı hissedebileceği bir kaç koşu arkadaşı olması bile yeterli.

5 – Son olarak, koşu özsaygıyı artırır. Artan endorfinler, daha iyi bir fiziğe sahip olmak, bir hedef için uğraşmak, genişleyen sosyal çevre, bunların hepsi insanın kendine olan saygısının artmasına yardımcı olur. Artan özsaygı da yine insanı daha mutlu kılar. Kendisine saygısı olmayan gerçekten mutlu birisi ile tanıştınız mı? Pek mümkün değildir.


Kısacası, koşu ayakkabılarınızı giyin ve koşuya çıkın. Daha fazla mutluluk sizleri bekliyor.

Amatör ve Profesyonel Sporcular İçin Performans Arttırıcı Besin Destekleri

Atletik Performansı Arttıran En İyi 4 Besin Desteği:

İster amatör bir koşucu veya futbolcu olun ister sadece haftasonları eğlence amaçlı spor yapan biri olun, atletik performansınızı geliştirmek için düzenli tüketmenizi önerdiğimiz besin takviyeleri ile daha hızlı koşabilir, halı sahada veya çim sahada daha dayanıklı bir oyuncu olabilirsiniz. Önerdiğimiz besin takviyeleri, her seviyede antrenman yapan kişiler tarafından rahatlıkla , önerilen dozajlarında tüketilebilir.

Sporcular icin performans arttirma onerileri

Kreatin Monohidrat Kafein
Önerilen Doz: Günde 3-5 Gram arasında Önerilen Doz: Vücut ağırlığınızın her bir kilosu için 1.8-2.7 Mg. alabilirsiniz.
Kreatin desteği, oyunlarda gösterdiğiniz performansınızı arttırmaya destek olur. 60 Dakikalık bir müsabakada veya antrenman öncesinde 150-300 Miligram arasında alabilirsiniz.
Nutrend Creatine Monohydrate 500 Gram - Besin Destek Nanox Coffee Coach Kahve 20 Poset - Besin Destek

Sporcular icin performans arttirma onerileri

Beta-Alanin Protein
Araştırmalar Beta-Alanin molekülleri içeren besin takviyelerinin antrenman yorgunluğunu azalttığını ve Kreatinin faydalarını arttırdığını işaret etmektedir. Bunun yanında yağsız kitle kazancına yardım eder, anti-oksidan özelliği ile yaşlanmayı geciktirici etkiler gösterir. Antrenman seviyeniz arttıkça, kas yıkımını önlemek daha öncelikli hale gelir ve Proteinler kas kazanımının temel besin maddeleridirler.
Önerilen Doz: Günde 3-6 Gram arasında Önerilen Doz: Günde 20-25 Gram arasında Whey Protein
San Nutrition Bcaa PRO 5000 - 345 Gr + Beta Alanine - Besin Destek Hardline Whey 3 Matrix 2300 Gr - Besin Destek

Sporcular icin performans arttirma onerileri



Referanslar


    Buford, T. W., Kreider, R. B., Stout, J. R., Greenwood, M., Campbell, B., Spano, M., ... & Antonio, J. (2007). Journal of the International Society of Sports Nutrition. Journal of the International Society of Sports Nutrition, 4(6), 6.
    Van Loon, L. (2003). Effects of creatine loading and prolonged creatine supplementation on body composition, fuel selection, sprint and endurance performance in humans. Clinical Science, 104, 153-162.
    Cooper, R., Naclerio, F., Allgrove, J., & Jimenez, A. (2012). Creatine supplementation with specific view to exercise/sports performance: an update. Journal of the International Society of Sports Nutrition, 9(1), 33.
    Cox, G., Mujika, I., Tumilty, D., & Burke, L. (2002). Acute creatine supplementation and performance during a field test simulating match play in elite female soccer players. International Journal of Sport Nutrition and Exercise Metabolism, 12(1), 33-46.
    Jones, A. M., Atter, T., & Georg, K. P. (1999). Oral creatine supplementation improves multiple sprint performance in elite ice-hockey players. The Journal of Sports Medicine and Physical Fitness, 39(3), 189-196.
    Chilibeck, P. D., Magnus, C., & Anderson, M. (2007). Effect of in-season creatine supplementation on body composition and performance in rugby union football players. Applied Physiology, Nutrition, and Metabolism, 32(6), 1052-1057.
    Glaister, M., Howatson, G., Abraham, C. S., Lockey, R. A., Goodwin, J. E., Foley, P., & McInnes, G. (2008). Caffeine supplementation and multiple sprint running performance. Medicine and Science in Sports and Exercise, 40(10), 1835-1840.
    Greer, F., McLean, C., & Graham, T. E. (1998). Caffeine, performance, and metabolism during repeated Wingate exercise tests. Journal of Applied Physiology, 85(4), 1502-1508.
    Stuart, G. R., Hopkins, W. G., Cook, C., & Cairns, S. P. (2005). Multiple effects of caffeine on simulated high-intensity team-sport performance. Medicine and Science in Sports and Exercise, 37(11), 1998-2005
    Foskett, A., Ali, A., & Gant, N. (2009). Caffeine enhances cognitive function and skill performance during simulated soccer activity. International Journal of Sport Nutrition and Exercise Metabolism, 19(4), 410-423.
    Hoffman, J. R., Ratamess, N. A., Faigenbaum, A. D., Ross, R., Kang, J., Stout, J. R., & Wise, J. A. (2008a). Short-duration beta-alanine supplementation increases training volume and reduces subjective feelings of fatigue in college football players. Nutrition Research, 28(1), 31-35.
    Tartibian, B., Maleki, B. H., & Abbasi, A. (2009). The effects of ingestion of omega-3 fatty acids on perceived pain and external symptoms of delayed onset muscle soreness in untrained men. Clinical Journal of Sport Medicine, 19(2), 115-119.
    Smith, G. I., Atherton, P., Reeds, D. N., Mohammed, B. S., Rankin, D., Rennie, M. J., & Mittendorfer, B. (2011). Omega-3 polyunsaturated fatty acids augment the muscle protein anabolic response to hyperinsulinaemia-hyperaminoacidaemia in healthy young and middle-aged men and women. Clinical Science, 121(6), 267-278.

http://www.besindestek.com | Yaşamını Destekle, Limitlerini Zorla!